Pages

angels walk among us..

Güneşli günleri şimdiden özlemekle yağmurlu havanın üzerimdeki bıraktığı etkiyi doyasıya yaşamak arasında ince bir çizgideyim..
Son zamanlarda bozulası tutan canım emektar mp3 player'ımın emekli olmak adına yaptığı tüm aksaklıklara inat her sabah aynı sakinlikle evden çıkarken açıp yol boyu acaba sırada hangi şarkı var diye tahminlerde bulunuyorum..
Şarkıları bir düzen içinde koymak yerine, karışık albümden dinlemek; kumpirden aldığınız her kaşıkta patatesin arasına acaba neler karışmış bu sefer diye tadına sonuna kadar varmak gibi..
Evet benim böyle bir sürü ufak sapkınlıklarım var..Çok yazmak istiyorum ama o kadar çok ki toparlayamıyorum.. Meslela Nutellalı ekmeğin altına bir kat tereyağı sürmek, ballı ekmeğin üstüne ufak peynir parçası koymak, yeni bulaşık süngerini ilk kullanmaktan kaçınmak, kahvaltılık tabaklarının iki günde bir yenilenmesi, elmayı portakaldan önce yemek... gibi
Bugün yine 'Daily Routines' lerimi yerine getirip ,otobüste ''bugün insanlar acaba ne giymiş ''diye etrafımı süzerken ( evet bunu yapıyorum malesef;) birden sıradaki şarkı burnumun ucunu sızlatıp boğazıma düğümlendi:

so, so you think you can tell .. heaven from hell.. blue skies from pain.
can you tell a green field .. from a cold steel rail? a smile from a veil?
do you think you can tell?

Yok ben bu şarkının nakaratını biliyorum..Aşk şarkısı değil tamam, bir ayrılık, uzaklık,kırgınlık ya da sonu karanlık bir tünelde de değilsin.. Ama insan ne olursa olsun..Mutluluk da yaşasan
' sen daha önceleri nerdeydin be sevgili' temalı bir senaryo yazıp, klip çekiyor bu şarkıya..Engel olamıyor(:
Neyse sıradaki şarkıya geçelim(: ' woo hoo' ! :)

1 YoruM:

hayatımın şarkısı... :) syd'e selamlar olsun..