
Hayatımın Fortus Magandus 'unu Arıyorum!!

Zenitli Holigan Sağa Çeekk!!
Yeni okumaya başladığım HT gazetesinin gıccırr gıcırr sayfasını gezinirken göz ucuyla okuyup spor sayfasına gidene kadar 'İnşallah yanlış okumuşumdur' dedirten bir hadiseden bahsedeciiğiimm(:
Zenit Petersburg taraftar ve yönetim, yaptıları bir görüşmede , taraftarın : "Etrafımızda kızlar olunce ne rahatça küfür edebiliyoruz, ne de istediğimiz ölçüde bağırabiliyoruz.." höykürüşlerine cevaben Baayanlara kombine satışını yasaklamış(: Düşünebiliyormusunuz ya... Rus kızlarının güzelliklerinden maçla ilgilenmeyen adamların maçı izlemelerinin zorunlu kılınmasının (!) acısı neden bayan taraftarlardan çıkartılıyor anlamış değilim(: Üstelik yönetim bu duruma tepki gösteren bazı fanatik bayanlara teselli olsun diye şöyle bir açıklama yapmış: '' Bütün bayanlar için geçerli değil.Sadece alımlı güzel gösterişli bayanlar için geçerli..'' hehe olay yeri Rusya yani aksi durumda olan bayanlar varmıdır ? Bence yoktur ((:
Heh şimdi bunun derdi seni mi...? düşüncesine kapılanlar için söyleyeyim. Ben de bu konuda çok eleştriye uğrarım zaman zaman.. Örnek vermek gerekirse şuanda Kuponumu yatıran İnter Roma maçını , Tv'deki diğer bütün programlara rağmen zevkle izliyorum (Bir daha İntere oynayan Zenitli adam olsuuun) Yani futbol sevmek için,izlemek için, İlla erkek mi olmak gerekir!!? Bayan Holigan olamaz mı? Hıh siz öyle sanın .. !! (:
Efsane Geri Dönsüüün!!!
Beşamel sosu tutturmaktan zor ya bloga yazarken giriş cümlesi yazmak. ( Aha oldu işte :))
Ne zamandır seçim olayıyla ilgili höyküresim var.Bu duruma vesile olan kapımıza kadar teşrif eden XX partisi mensuplarına teşekkür ve teessüfü borç bilirim.. 15 dakika kadar siyasi bir muhabbetten sonra, kendileri bana ' Sen oy kullanıyomusun? Hayır çok küçük gösteriyorsun da' dedikleri an kurbağaya çevirmek istedim onları..evet kurbağayaaa!!!
Efendiiiim, Yaşadığım şehirdeki seçim kargaşası iki koldan Sefa Sirmen ve 'diğer'leri şeklinde devam etmekte.. Sefa başkan son seçimlerde Milletvekiliğine adaylığını koyunca Akp yönetimine devretti başkanlığı haliyle ancak bu seçimlerde tekrardan adaylığını koydu.
Sefa başkan yanılmıyorsam 15 sene kadar Belediye Başkanlığı yaptı. Ve bu dönem içerisinde özellikle gençlik adına son derece faydalı girişimlerde bulundu (Şifresiz kanal yayınlarından bahsetmiyorum:)) Genç beyinli, oldukça sempatik, dinamik yedi ama yaptı denilen bir başkandır. Sol görüşlü biri olmasına rağmen muhafazakar kesinimde sevdiği son derece başarılı bir başkandır..
Şu anda başkanlığını devam ettiren Karaosmanoğlu'nun ise kente makyaj yaptığını düşünüyorum. Her mevsim değişik çiçeklerin ekilip kuruyunca sökülüp yenilenmesi ,kentsel dönüşüm nedeniyle kentin dört yanında ki inşaat hali ve tüm üstgeçitlerin yürüyen merdivenli hale getirilmesi bana göre çok gereksiz.. Seka park projesinden başka tasvip ettiğim bir yanının olduğunu söyleyemeceğim.
Dileğim 29 Mart sabahında Sefa başkanlı bir İzmite uyanmak yalan yok((:
Bu fırsattan istifade çok begendiğim bir videoyu paylaşmak istedim. Madem basın yayınlamadı yaşasın kesinsitiz Blogger özgürlüğüüüüü!!!!!!! Ve Cumhurriiyettt!!!!
You should ask some one else.. There is no happy ending with me!!

Hayat devam ederken sen bir yandan hayaller kurarsın.. Bir hikaye uydurursun; oynatırsın.. Çoğu zaman sen olursun kahraman, ara sıra da figüran..
Gerçeğe masalsı yanından bakarsın. Belki de hayatın acımasızlığını görmemek, ümitsizliğine kapılmamak için.. Hep iyi şeyler çizer , İyi sonlar beklersin.. Hayat biraz sekteye uğradı mı hemen yön değiştirir masallarında..Ama kahramanları hiç öldürmezsin. Çünkü o ölürse masalında biter yaşamında..
The Fall..... İzlenesi, Düşünülesi, Dinlenesi, Hissedilesi muhteşem bir film.. Lee Pace'nin ve adını bilmediğim ufaklık Alexsandra'nın gerçekle denk masalında ,hariika muhteşem 2 saat geçiriyorsunuz. Ardından da mutlaka yukarda yazdığım gibi bir paragraf çıkıveriyor içinizden((: Kalbinizden.. İzleyin izlettirin((:
Sevgiler(:
Merhaba Dünyalı !!!

Bu yazıyı yazmamdaki en büyük sebep , alt alta yazdığım birbiriyle alakasız yazılarım üzerindeki dikkati dağıtmaktır bilesiniz. Önce kurabiye tarifi sonra Beşiktaş savunması ardından da gökgürültüsü yazısı baktım çok manasız duruyor önüne geçmeliyim diye düşündüm(:
Güne özel bir yazı elbette ki yazmıycam.Blogger daki ilk Valentine's day günümü es geçiyorum yani.. Ama itiraf edeyim dışarda geçirdiğim dakikalarımı eziyete çeviren, ve her bakışmamızda: ''Merhaba dünyalı ben dostum'' mesajı verdirten , dört bir yanımı saran sevgi pıtırcıklarına kıl olmaktayım.. Bu kesim ve gün yüzünden muhtelif saatlere kadar televizyon geri kalan kısımda zorla uykuya dalmak için film izlemekten gözlerim ağrır midem kasılır oldu yahuu..
Hele hele dün gece ki Carmen faciasından sonra.. Aman allahım dedim ya o nasıl bir basma fistan o nasıl çarpık duruş !!! Sen dünyanın en iyi 'Macera film(!) oyuncusu'' ol, en kültürel dergilerin (!) kapak yıldızı ol, gel Türkiye'ye mor fistan giy... Vallahi kınadım..Nedir bu Starların bizim ülkemizdeki usturuplu giyinme olayı anlamış değilim. Şimdik yanlış anlaşılmalara mahal vermeyelim ,durum kesinlikle Türk toplumunun dış dünyada ki imajından duymuş olduğum rahatsızllıktır..Yoksa Carmenin göğüs ve bacaklarıyla hiiç ilgili değilim hakkaten(:
Son olarak bomba bir haberle yazımı noktalıyorum: 22 Şubat pazar gecesi 81. Oscar Ödüllerinin sunucusu kim bilin bakalım?? HUugghhhh Jaaacckkmaann!!!! Muhetmel saatinin1 olduğunu düşündüğüm program Cnbce 'den Hugh'u capcanlı gösterecektir. Bilginizeee((:
Sevgilerrr
Hala Bakıyorum Sana!!

Görebildiğin kadar bakarsın hayata.. Sen yaşadığını zannedersin ya da varolduğunu..
Ordasındır, ama sadece o kadar.. Ne bir farkın vardır, ne de gerçekten farklısındır...
Bir yağmur damlası, bir kar tanesi kadar gerçek ama bir o kadar kaybolmaya mahkum.. Yeni hevesler yeni heyecanlar ve yeni düşlerle gelirsin ama gidersin, bitersin herkes gibi..
Gidişin de temiz olur (: Hayal kırıklıklarını götürüsün giderken.. Bulanık sularının bulanıklığı da ondandır..
Ardından güzel bir güneş açar.. Taze bahar kokusu, sarı ve çimen..hmmm.... Ama aldanmassın buna ; çünkü karşılaşmışsındır bir kere yağmurla, her ne kadar baharı görsede gözün bilirsin ki yağmurdur bunun arkası.. Çünkü bu sefer bakmakla kalmamış görmüşsündür...
Yaratıcılık Abidesi: Çarşı=İsrail !!
Bu pankart dün gece bir takım Zeki (!) Galatasaray taraftarlarınca açılmıştır (Galatasaray-Kayserispor\ 07.02.09)
Zanlımca ''Irkçı olmak Gs'li olmaktan daha kötü'' pankartına karşılık yapılmaya çalışılmış ancak yeterli yaratıcılıkta olmadığı gibi bütün taraftar ve yönetime mal olmuştur..
Çarşı Fan'ı olduğumdan falan değil ama bu denli hassas bir konunun ,böyesine güçlü bir taraftar grubuna, üstelik toplumsal konulara oldukça duyarlı olan bir topluluğa; son derece ucuz bir cümleyle yakıştırılması çok sarsıcıdır.. Hayır marş çalmak konusunda üstüne olmayan bu taraftarın biraz da zekamızdan ve yaratıcılığımızdan bir şeyler kapmış olmasını umut ederdik..
Son derece talihsiz olan bu olayı görmezden gelemezdim.Bütün taraftara mal etmek evet belki yanlış ama tepkisiz kalmak da bana göre daha yanlış..
Eveet şimdi bu olayın İade-i ziyaretini merak etmekteyiz!!! ÇarŞı saÇmalığa da karşı ((:
PoYri'Ye gÖre ÇıbıH; Anne'ye Göre ÇataLL (:

Efendiiimm,
Blogda da pasta börek tarifleri yazmak, hemde kıl teyze eleştirileri olmadan pek bir keyifli oluyor.. Yemekteyiz 'den ziyade Görmekteyiz , istemekteyiz ve de düşlemekteyiz gibi bişey oluyor sanırım((:
Şimdi sorabilirsiniz: Neden Çatal? Neden Çıbıhh? Neden Kolaj?
Hepsini yanıtlıycam..
Öncelikle Çatal: Benim Feramın(kankimankim) çok sevdiği bir gıda idüü ki yengocanımında çok sevdiği öğrendim..Çıbıh hususu (Ki orjinal adı Çubuktur) benim Poyritto yeğenimin son dönem favorisi ki zaten malzeme çatal malzemesi ben Çubuk şeklini verdim ''Bak poyrii çıbıh ''diye kandırdım amma tabiiki kanmadı (:
Neden Kolaj:Çünkü bu icraatlar piştiğinde saat 8 gibiydi.. Akşam ışığında güzel foto çekemedim( ehueh herzaman bir bahanem vardır) O yüzden kolajladım karambole getirdim (:
Şimdi ciddi ciddi malzemeleri söyliycem : Ha bu arada tarifi ahanda burdan aldım (:
250 gr önceden eritilmiş soğutulmuş margarin
1 kabartma tozu
5 bardak un
1 yumurta sarısı ( akı dışınaa)
1 çay bardağı sıvı yağ ( daha önce yağlı olduğı için yarın koydum)
1 çay bardağı ılık su
1 bucuk çay kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı başımızın tacı herşeyimiz MahLep (:
Bunların hepsini bir güzel yoğurun .. Buzdolabında 2-3 saat dinlendirin, şekil verin kafanıza göre , üzerine yumurta akını mütaakip susam veya çörek otu koyun , 200 derece de yarım saate bütün ev Çatal kokacaktır.. Bu işlemler sırasında bacaklarınıza sarılan, masadakileri ellemeye çalışan ulaşamayınca çıldıran bir minik olmazsa tadı biraz eksik kalabilir. Haberiniz olsun..
Ahhaha((:
Sevgilerr
05 Şubat 2009 Perşembe | Der Joyeuxiella zaman: 22:31 6 YoruM
Etiketler: FoToGraFlaRıM, TaRiFleRiM
HoLLaLLa!!

Tekrar yine yeniden merhaba..
Kayeka 'nın , Türkiye'nin geleceğinden kaygı duydurası imkanlarından dolaayı nete giriş çıkışlarım sınırlandı..Haliyle netten uzak günler geceler geçirdimm..Bıyyyy aalıcamm ((:
Yokken neler yaptım? Gezmekten arta kalan vakitlerimde gittiğim okulumun 4. sınıfın ilk dönemini tamamladım.. Ahh vaktim olsa da gitsem dediğim bir fotograf kursu bitirip üstüne bir de Photoshop kursu anltlaşması yapıp geri döndüm bir eksikle.... Kalbiimm ((:
Ben yokken bir Lima esintisi , Bloxoo oluşumu olmuş sanırsam.. Gec kaldım ama hepüsünü telafi edeceğim(:
Bu kısa bir Holla yazısı olsun dedim. Oldu sanırım..
Hmm Bu arada Ara yüzümü ve ikinci kez koyduğum ama adıyla tadıyla fark yaratan yazımın fotosunu begenmişsinizdir umarım..
Hepüüğüze sevgilerr (:
03 Şubat 2009 Salı | Der Joyeuxiella zaman: 20:37 10 YoruM
Etiketler: FoToGraFlaRıM, GünCel
Yolculuk
Her vedanın ardında bir bekleyen vardır kimsenin bilmediği..Ve her göz yaşının altında bir dua,
Kimsenin duymadığı...
Çevir gökyüzüne başını
Bakma arkana
Daha sert basa basa, daha güçlü,
Anlat bu kara şehrin yollarına ak adımlarınla...
Gitmek yenilmek değildir,
Kazanmakta...
Gitmek Gitmektir işte
Hepsi bu......
03 Ocak 2009 Cumartesi | Der Joyeuxiella zaman: 13:23 4 YoruM
Etiketler: Cem Adrian, FoToGraFlaRıM
